• BIST 101.742
  • Altın 228,421
  • Dolar 5,2893
  • Euro 5,9968
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Rektör Acar Fen Lisesi’nde Değerler Eğitimini Anlattı

Rektör Acar Fen Lisesi’nde Değerler Eğitimini Anlattı
Rektör Acar Fen Lisesi’nde Değerler Eğitimini Anlattı

 Konferansı, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri, Fen Lisesiidarecileri ve öğrencileri takip etti. Rektör Acar, insan sermayesinin enkıymetli sermaye olduğunu ve bu nedenle beynimizi iyi kullanmak, çocuklarımızaiyi yatırım yapmak gerektiğini belirtti. Hayatın hem teknik, fiziksel,bedensel, teknolojik tarafı olan, hem de sosyal, psikolojik, felsefi, edebi,entelektüel boyutu olan karmakarışık bir süreç olduğuna değinen ASÜ Rektörü,bir insanın sadece bilimsel ve teknolojik olarak donanımlı olmasınınyetmeyeceğinin altını çizdi.

 

- Değerler Eğitimi Üzerimize Düşen Bir Vazifedir -

 

ASÜ Rektörü Acar, konferansın ana konusuna geçmedenönce değişen dünya, değişen Türkiye ve Aksaray Üniversitesi’nin yaşadığıdeğişim hususlarında bilgiler paylaştı. Türkiye’nin geleceğinin daha aydınlık,daha parlak olması için değerler eğitiminin, eğitimcilerin üzerine düşen önemlibir vazife olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Acar, “Eğer ülkemizin vetoplumumuzun geleceğinden emin olmak istiyorsak, sağlam ahlak ve karaktersahibi, geleneksel, kültürel, ahlaki, dini değerlerin farkında olan, bunlarıiçselleştirmiş gençler yetiştirmemiz gerekiyor” dedi.

 

- 20’nci Yüzyılda Son Derece Yıkıcı Savaşlar Yaşandı-

 

Konferansına değişen dünyayı anlatarak başlayanRektör Acar, 20’nci yüzyılın enteresan bir yüzyıl olduğunu belirtti. Dünyanın,Soğuk Savaş öncesinde insanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük ve en yıkıcısavaşlara sahne olduğunu ifade eden ASÜ Rektörü, birinci ve ikinci dünyasavaşlarının, insanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı savaşlar olduğunu vurguladı.İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada önemli rejim değişlikleri olduğunukaydeden Prof. Dr. Mustafa Acar, “Almanya ve İtalya’da İkinci Dünya Savaşıöncesinde patlak vermiş faşist, nasyonal sosyalist, baskıcı diktatörlükidareleri var idi, onlar yıkıldı. Savaşı, demokrasiyle barışık olan blok’unkazanmasının da etkisiyle, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın önemli birbölümü demokrasi, çoğulculuk, fikir özgürlüğü, insan haklarına daha saygılırejimler geliştirdiler. Ama velâkin dünya, 20’nci yüzyılın sonlarına gelinceyekadar soğuk savaş dediğimiz bir savaş süreci de yaşadı. Bir tarafta eskiSovyetler Birliği’nin başı çektiği Doğu Blok’u -sosyalist blok-, diğer taraftada ABD’nin başını çektiği Batı Blok’u -kapitalist blok- arasında yaşanangerginliğe dayalı, savaş sanayilerinin arkasındaki caydırıcı güce dayalı birortam yaşandı” dedi.

 

- Bir Devir Kapandı, Artık Tek Kutuplu Dünya Yok -

 

1980’li yılların sonunda çok önemli bir hadiseninyaşandığını ve 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Soğuk Savaşdöneminin bittiğini dile getiren Rektör Acar, “İki blok arasındaki gerginlikdönemi sona erdi. Dünya, 21’inci yüzyıl başlamadan yeni bir evreye girmiş oldu.Artık bugün soğuk savaş yok, dünya düz bir alan haline ve sınırın öbür tarafıgörülebilir hale geldi. Yeni bir dünya var artık” dedi. Türkiye’nin dearalarında bulunduğu yükselen güçler olduğunu, yeni yükselen ülkelerin eskibüyük ekonomilere rakip olmaya başladığını belirten ASÜ Rektörü, şöyle devametti: “Dünya bugün belki 100 yılda bir ortaya çıkan ciddi bir değişim vedönüşüm sürecinden geçiyor. Bir devir kapandı, başka bir devir açılıyor. Artıktek kutuplu dünya yok. Çok kutuplu bir dünyaya hızla gidiyoruz. Ortadoğu dahilolmak üzere, dünyanın pek çok noktası, ülkesi ve bölgesi hızlı bir dönüşüm vetransformasyon süreci yaşıyor. Siyasi rejimler devriliyor yenileri kuruluyor,iktisadi rejimler yıkılıyor yenileri kuruluyor ve Türkiye böyle bir değişim,dönüşüm sürecinin tam ortasında.”

 

- Türkiye, 20’nci Yüzyılı Büyük Ölçüde Iskaladı -

 

Konuşmasına, dünyada yaşanan bu gelişmelere paralelolarak Türkiye’de yaşananları anlatarak devam eden Prof. Dr. Mustafa Acar,Türkiye’nin, 20’nci yüzyılı önemli ölçüde heba ettiğini söyledi. Dış dünyadakiolumsuz konjonktür, Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ağır yıkım, İkinci DünyaSavaşı’ndan sonra çok partili demokrasiye geçilen yarım yüzyıl boyunca içteyaşanan toplumsal, siyasi, askeri ve ekonomik tıkanmalar, ortalama her on yıldabir yaşanan darbeler, darbelerin ardından yaşanan travmalar gibi nedenlerleTürkiye’nin 20’nci yüzyılı büyük ölçüde ıskaladığını belirten Rektör Acar,80’li yıllarda durumun farklılaşmaya başladığını belirtti. 1980’li yıllardanitibaren Türkiye’nin artık eski politikalarla, eski rejim ve sistemle dahafazla yola devam edemeyeceğini gördüğünü anlatan Rektör Acar, “80’li yıllardanitibaren Türkiye dışa açılmak, serbest piyasa ekonomisi, ihracatın teşviki,eğitimde devlet tekelinin kaldırılması, özelleştirme, dünya ile barışma,karşılıklı yatırımların ve ticaretin teşviki gibi konularda yeni açılımlardenedi. 90’lı yıllar biraz 80’li yıllardaki açılımların tersine döndüğü yıllaroldu. Rant kavgası, iktidar savaşı ve siyasi güç dengelerinin neticesindeepeyce ağır bedeller ödeyeceğimiz yanlış bazı politikalar uygulandı. Sahipolmadığımız geliri başkalarından borçlanarak yaşamak, gelirimizden çok dahafazla harcama yapıp, açıktan para basarak enflasyon yaratmak, içeride vedışarıda borçlanmak, sermayeyi renklerine ayırarak onun bir kısmını adeta içdüşman ilan etmek, yabancı sermayenin gözünü korkutup kaçırtmak gibi üst üstehatalar yapılan 90’lı yılları kaybettik. O yıllarda iç ve dış borçlarımızkabardı, dışa bağımlılığımız arttı, iç kavgalar nedeniyle toplumsal enerjimizieğitime, sağlığa, enerji kaynaklarının etkinleştirilmesine ve gençnesillerimize daha iyi yaşam koşulları sağlamak yerine başka konulara harcadık.Ve nihayet 2001 yılında tarihimizin en büyük krizine saplandık” dedi.

 

- Son 10 – 12 Yıl İçinde Türkiye İyi Toparladı -

 

2001 krizinin, Türkiye tarihinin gördüğü en büyükkriz olduğunun altını çizen ASÜ Rektörü, o dönemde onlarca bankanın battığını,binlerce işyerinin kapandığını, on binlerce, yüz binlerce insanın işinikaybettiğini söyledi. Sadece batan bankaları kurtarmak için Türkiye’ninharcamak zorunda olduğu kaynakların 50 – 70 milyar dolar olarak hesaplandığınıileten Prof. Dr. Mustafa Acar, “Ancak sonraki dönemde Türkiye kendisini iyitoparladı. Son 10 – 12 yıl içinde Türkiye, dünyada parmakla gösterilecekbaşarılara imza atmış bir ülkedir. Türkiye, 20’nci yüzyılda bir türlüçözemediği, yüzleşemediği, sırtından atamadığı bazı kamburlarla, bazıtoplumsal, siyasal ve iktisadi sorunlarla da yüzleşmeye başladı. 80’li yıllarındışa açılma politikalarına yeniden döndü, komşularla barışma gayreti içerisindeoldu, Kürt sorunu ve terör sorunu gibi sorunlarla açıktan, adını koyarakyüzleşmeye başladı, AB ile bütünleşme doğrultusunda reformlar yaptı. AB gibi enönemli bir ekonomi blok’unun içindeki bazı ülkeler ve sözde bizden daha iyiolduğu kabul edilen pek çok ülke iç ve dış borç sarmalında kıvranırken, Türkiyebirkaç istisnai durum dışında makro ekonomik dengeleri iyileştirmiş ve dünyanındikkatini çekmeyi başarmıştır” dedi.

 

- Bizler Diğer Ülkelerden Daha Çok Çalışmalıyız -

 

Dünyada ve Türkiye’de yaşanan değişimleri özetleyenve kısaca Aksaray Üniversitesi’nin gelişim potansiyelinden söz eden RektörAcar, ‘Ahlak, Karakter ve Değerler Eğitimi’ konusuna girdi. İnsan sermayesininen kıymetli sermaye olduğunu ifade eden Rektör Acar, şöyle konuştu: “Eğer insansermayesi en değerli sermaye ise beynimizi iyi kullanmamız, çocuklarımıza iyiyatırım yapmamız gerekiyor. Bu okullarda öğretmenlerimizin, devletimizinbizlere verdiği imkânları iyi değerlendirmek ve kendimizi iyi yetiştirmemizgerekiyor. Mezun olduğumuz da iyi bir meslek sahibi, donanımlı, sağlam karaktersahibi insanlar olalım. Bizler diğer ülkelere göre biraz daha fazla gayretetmeliyiz. Maalesef aramızda yılların getirdiği bir uçurum ve boşluk var.Bizden çok daha önce sanayileşme devrimini gerçekleştirmiş, çok daha önce birtakım reformları yapmış ülkeler var. Aramızda bu anlamda belirli bir boşlukvar. Bu boşluğun kapatılabilmesi için başka ülkelerden daha hızlı yol almamızgerekiyor. Biz sanayi devrimini ıskaladık, 20’nci yüzyılda çok fırsatlarkaçırdık. Başkalarıyla aramızda oluşan mesafeyi kapatmak için de çok çalışmak,çok üretmek ve hızlı mesafe kat etmek zorundayız.”

 

- İnsanın Sadece Bilimsel Donanımlı Olması Yetmez -

 

Hayatın hem teknik, fiziksel, bedensel, teknolojiktarafı olan, hem de sosyal, psikolojik, felsefi, edebi, entelektüel boyutu olankarmakarışık bir süreç olduğuna değinen ASÜ Rektörü, bir insanın sadecebilimsel ve teknolojik olarak donanımlı olmasının yetmeyeceğini belirtti. Acar,sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bir bilgisayarla kedinin fareyle oynadığı gibioynayabilirsiniz. Ama insani, ahlaki, kültürel ve dini değerlerden, sevgi vesaygıdan haberiniz yoksa küçükleri sevemiyor ve büyükleri sayamıyorsanız, ahlakve karakter yönünden zaaflarınız fazlaysa, cömertliği bilmiyorsanız insanlığa,ailenize, vatanınıza ve milletinize karşı borcunuzu ödeyemiyorsunuz demektir.Değerleri içselleştirebilmek son derece önemlidir. Bu değerler arasında bir derecelendirmeyapmak kolay değil. Bunların her biri birbirinden değerli ve kıymetlihazinelerdir. Çok çalışmak, üretken olmak, Allah’ın bize verdiği yeteneklerisonuna kadar kullanmak, bu uğurda elimizden geleni yapmak, enerjimizi,paramızı, yeteneğimizi, beyin gücümüzü israf etmemek ve ahde vefa göstermekgerekiyor. Günlük çalışmalarımızı bu değerlerle iç içe geçirebilirsek çok dahadeğerli insanlar oluruz.”

 

Konferansın ardından ASÜ Rektörü Prof. Dr. MustafaAcar, öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtladı. Milli Eğitim MüdürüLütfiye Deneri ise Rektör Acar’a hediye takdim etti ve konferansı için teşekküretti. 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0534 325 83 00