• BIST 86.072
  • Altın 251,801
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Biyolojik Savaş

Abdullah Güdendede

Fizik tedavi vegüncel sağlık sorunları



Dünya üzerinde savaşlar hiçbitmiyor. Savaşların hazırlık aşamasında sağlık çok önemli bir yerde durmazkensavaştan sonrasında tedaviler için sağlık olmazsa olmazdır. Savaşlar devamettikçe tedaviler için sağlık hep bir ihtiyaç olacaktır. Birinci ve ikincidünya savaşında yaralıların tedavisi ve sakatlık durumlarında rehabilitasyondünya da sağlık alanı için gelişme ortamı oluşturmuştur. Sağlık alanındakibranşların çoğu bu zamanlardan sonra ortaya çıkmıştır. Son derece vahim olan savaşlardansonra yaraları sarmak ve sonucu düzeltmek yine insana kalmıştı. İnsan savaştakullanılan silahları yeterli görmeyip yeni arayışlara girmesiyle artık sağlıkbir kurtarıcı olarak değil silah olmaya da başaladı. Özellikle biyolojik savaşkavramı sağlıkta ilerlemenin çok olduğunu artık savaş sonu değil savaş öncesibir silah olduğunu bize gösteriyor.

 

Biyolojik savaş, patojenmikroorganizmaların kullanılarak insan, havyan ve bitkilerin öldürülmesi ya daetkilerinin kısıtlanmasına yönelik bir savaş yöntemi şeklinde tanımlanıyor. Butanımlama, içerisindeki yöntemler ve uygulanma alanı olarak doğrudur. Ancakkullanım alanı olarak oldukça geniş bir şekilde dünya coğrafyasına yer buluyor.Günümüzde büyük bir korku oluşturan tedavisi olmayan hastalıkları insanabulaştıran maddelerin bir şekilde yayılması hem devletlerin hem de terörörgütlerinin oldukça ilgisini çekmektedir. Uzun süredir bu şekilde devam edenbiyolojik savaş, sadece bundan ibaret kalmıyor; insanların gözlerinden ırak tutulmakistenilen coğrafyalarda da bu biyolojik savaş unsurlarının kullanılmasımuhtemeldir. Büyük maden yatakları başta olmak üzere çeşitli coğrafi kaynaklarıolan Afrika kıtası nedense hep iç savaşların hiç durmadığı her gün yeni birkabilenin iktidarı ele geçirdiği bir türlü otorite boşluklarının dolmadığıdevletlere sahip. Buraya kadar olan kısmı zaten herkes bir şekilde duymuştur.Yakın zamanda ülkemizde ki bir sivil toplum kuruluşunun Afrika için yardımkampanyaları ve o bölge ile ilgili çalışmaları sayesinde aslında hem Türkkamuoyu hem de dünya bölgeden daha çok haberdar olmaya başladı. Malumunuzdevlet otoritesi ol(durul)madığı için güvenlik problemi dışarıdan gözlem amaçlıda olsa doğru bilgi akışı sağlayacak kişilerin girebilmesine imkân tanımıyor.Bunun yanında içte de yine malum sebeplerden dışarıya bilgi akışı olmuyor. Amadış dünyanın da Afrika ya tamamen ilgisiz kalmaması içte oluşturulan kargaşanınbu ilgiyi önlemede yetersiz olması burada çıkarları olanların yeni yöntemlerkullanmaya ittiğini söyleyebiliriz.

Ebola virüsünü ve ülkelerdeoluşturduğu infiali basın yoluyla hepimiz sıkça duyduk. Her zamanda korkulu birhastalık olarak zihnimizde yer etmiştir. Nasıl etmesin bulaşması ve ölümarasında 12 gün kadar bir süre var. Nasıl bulaştığı konusu ise hala büyük birsoru işareti. Meyve yarasından bir şekilde vahşi hayvanlara buradan da vahşihayvanların etini yiyen insanlara geçtiği ihtimali konuşulurken kesin bir sonuçhala alınmadı. Tedavi olarak kesin bir tedavisi yok, uygulanmaya çalışılantedaviler semptomları tedavi etmeye çalışmaktan ibaret. Bu hastalığın şuanakadar işe yarayacak şekilde bir aşısı da üretilmiş değil. Hastalığa eldeki buveriler ışığında baktığımızda nasıl bir korku imparatorluğu kurduğunu bir kezdaha görmüş oluyoruz.

İlk görülmesi 1976 yılında Afrikada olan bu kadar kısa sürede hastayı ölüme sürükleyen virüs bu zaman dilimindensonra da az olsa bir şekilde görülüyordu. Ne hikmetse 2000 yılında ve 2014yılında bu virüs bütün yılların toplamından fazla görüldü. Dünya da Afrika yagitmek ölümle denk hale geldi. İç karışıklıkları bir şekilde aşmayı başaran yada bir güvenli hat oluşturan yapılar bu kez ölümcül bir hastalığın tarihindehiç olmadığı kadar yayıldığı haberi ile büyük bir şok yaşadı. Dünyanın Afrikakıtasına olan ilgisinin arttığı bir dönem de görülme sıklığının neredeysesıfıra yaklaşan bir hastalığın tekrar ortaya çıkması zamanlaması bakımından gerçektenmanidar.

 

Sağlıklı, mutlu ve ağrısız günler dileğimle…


Fzt.AbdullahGüdendede

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Bölge | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0534 325 83 00